Silisten
  • Anasayfa
  • Silis’Ten
    • Nerede
    • Ne
    • Kim
    • Neden
    • Niçin
    • Nasıl
  • Silis’Ten Uyanışı
    • Varsa
    • Yoksa
  • Silis’Ten Uykusu
    • Silis’Ten Köşe
    • Silis’Ten Hayat
    • Silis’Ten Bilim
    • Silis’Ten Empati
    • Silis’Ten Geçmişiz
    • Silis’Ten Yazı
  • Silis’Ten Zamanı
  • Yazarlar
    • Silisten
    • Silis
    • TanaS
    • Sinan Çakaloz
    • Salvador
    • Cemil Alpogan
    • MeD Yıldırım
    • Yankı
    • Yaşar Morpınar
    • Yekta Özkan
    • Özlem Öztürk
    • Mukadder Karakaya
    • Fadime Demirci
    • Damla Kılıç
    • Çiğdem Ertem
    • Abdullah Ataş
No Result
Bütün Sonuçlar
Silisten
  • Anasayfa
  • Silis’Ten
    • Nerede
    • Ne
    • Kim
    • Neden
    • Niçin
    • Nasıl
  • Silis’Ten Uyanışı
    • Varsa
    • Yoksa
  • Silis’Ten Uykusu
    • Silis’Ten Köşe
    • Silis’Ten Hayat
    • Silis’Ten Bilim
    • Silis’Ten Empati
    • Silis’Ten Geçmişiz
    • Silis’Ten Yazı
  • Silis’Ten Zamanı
  • Yazarlar
    • Silisten
    • Silis
    • TanaS
    • Sinan Çakaloz
    • Salvador
    • Cemil Alpogan
    • MeD Yıldırım
    • Yankı
    • Yaşar Morpınar
    • Yekta Özkan
    • Özlem Öztürk
    • Mukadder Karakaya
    • Fadime Demirci
    • Damla Kılıç
    • Çiğdem Ertem
    • Abdullah Ataş
No Result
Bütün Sonuçlar
Silisten
No Result
Bütün Sonuçlar
Anasayfa Silis'Ten Uykusu Silis'Ten Köşe

Yeni Dünya Düzeni Mi!

Share on FacebookShare on Twitter

Peşinen söyleyeyim “umarım eskisini aramayız”. Neden korona virüsü oldu diye böyle gerçekçi olmayan iyimser bir düşünceye kapılınılıyor bilmiyorum. (Belki bazı detaylarda bazı uygulamalar değişebilir.) Sanırım bir şekilde umudu beslemek istiyoruz. Ancak bırakalım dünyayı. Daha yerel düşünelim. Ülkemiz, yani biz değişecek miyiz ?

17 Ağustos depreminde dakikalar içerisinde 17.000 den fazla insanımızı kaybettik. Bir çok yapı yerle bir oldu. Ne değişti? Ve biliyoruz ki Marmara depremi olacak. Yani bunu 18 Ağustos sabahı da biliyorduk. Koronadan önce de biliyorduk. Şimdi de biliyoruz. Tabi ki yapılanlar olmuştur. Ben genelden / ortalamalardan / mantıklardan söz etmeyi tercih ederim her zaman. Tekil eylemler / sonuçlar çok olumlu, çok doğru da olsalar özellikle toplumsal yaşamda pek anlam ifade etmezler bana göre.

Gelin bir düşünelim. (Aşağıda yazacaklarım -kızmayın lütfen ama- önce bizim için siyasiler için değil.) Korona oldu diye;

  • Daha özgürlükçü mü düşüneceğiz. Farklı düşüncelere katılmasak da dinlemeyi başaracak mıyız?
  • Daha analitik, sebep-sonuç ilişkileri içinde mi düşüneceğiz? Olayın ne olduğundan bağımsız onu irdeleyebilecek miyiz? Nasıl olsa kızılmaya alışkınım. Bir şeytanın avukatlığını daha yapayım ne demek istediğim somutlaşsın. Halkımızı seven herkes şehirler arası seyahat şirketlerine ateş püskürdü iki üç kat bilet parası alınıyor diye. Sayın okurlar, otobüs motoru koronadan anlamaz. Bu yüzden korona var diye aynı güzergaha daha az mazot yakmaz bu bir. İkincisi alınacak yolcu sayısı yarı yarıya azalır ise bilet fiyatı matematik olarak ikiye katlanır. Üçüncüsü normalde giden her otobüs bunun dönüşü olacağını varsayar ve biletini ona göre satar. Oysa ki gidenin yarı yarıya dolu dahi döneceği belli değilken mantıken bilet fiyatının en az üç kat olması gerekir. Peki biz böyle düşündük mü? (Ki karayolu otobüs taşımacılığı için kitap yazılır.) Bu sadece tekil bir duruma ilişkin düşünme sistematiği örneği.
  • Daha çevreci mi olacağız? Örneğin: Daha az çöp üretmeyi, ürettiklerimizi ayrıştırarak ulu orta bırakmak yerine çöp konteynerlerine götürmeyi mi düşüneceğiz?
  • Artık ve bence en önemli temel kavram, nitelik nicelik ilişkisinde her neyi konuşuyorsak önce nitelik mi diyeceğiz? Ve buna bağlı olarak artık hangi nitelikte ve hangi nicelikte bir nüfusu nasıl yaşatacağız düşünecek miyiz?
  • Eğer bunu düşünmeyeceksek hangi sanayileşmenin, kentleşmenin, hangi tarım politikalarının, ne anlamı olacak farkında mıyız ?
    • Tarımın sadece ekilmeyen arazilerin ekilir hale gelmesi olduğunu mu düşünüyoruz? Doğal tarım, sanayileşmiş tarım ikileminden başlayarak, suni / doğal gübre kullanımı,  arazi paylaşımı, özellikle doğal tarım için aslında temiz su, hava, toprak bunları konuşacak mıyız ?
    • Sadece bir kenti örneğin İstanbul’u bu kadar cazibe! merkezi yapmanın anlamsızlığını tartışabilecek miyiz?
  • Alt yapı anlayışımız ne olacak? Finans yönteminden bağımsız gerçekten neye gereksinimimiz var tartışabilecek miyiz?
  • Sanayileşmemiz bilgi yoğun mu, emek yoğun mu olacak, bunu konuşabilecek miyiz? Unutmayın bilgi teknolojileri -defalarca yazdım- istihdamı nicelik olarak azaltırken, insan eğitim düzeyi gereksinimini –nitelik- yükseltir. Artan bir nüfusu konuşmayacaksak istihdam teknoloji ilişkisini nasıl konuşacağız?
  • Sağlık algımız koruyucu mu / tedavi edici mi olacak? Hangi dengeyi tutturacağız? Sağlık  teknolojilerini (cihaz, ilaç vb) üretmeden en çok, en iyi kullanan biz olmayı mı isteyeceğiz? Üretmediğimiz MR cihazlarına en çok sahip olmak iyi bir şey mi? Neyi konuşabileceğiz?
  • Eğitim mantığımız ne olacak? Bu kadar genç nüfusu nasıl eğitmeyi düşünüyoruz ? Korona ile beraber hastahanelerimize bir anda yoğun bir hasta akışı olur ise sistem çöker mantığını (aşırı derecede doğru) artık eğitim sistemimiz için de düşünecek miyiz? Fark edecek miyiz bu kadar çok üniversite var olmasına rağmen ne kadar çok okumuş işsize sahibiz?
  • Tüm bu konular  için enerji kaynaklarımızı tartışmaya açabilecek miyiz? Her ne olur ise olsun yenilenebilir, temiz enerji diyebilecek miyiz?
  • Önce doğa diyebilecek miyiz?

Sayın Okurlar, temel mantığımızı bıraktım değiştirmeyi sadece konuşabilmek için koronaya ihtiyaç var mıydı? Bu sorunlar zaten yok muydu?

O zaman neden şimdi değişelim ki? İnanın bana korona bir şekilde bitince (bitmesi gerekmez hafiflemesi yeter) herkes kendi düşünce gettosunda -çıkarmış gibi yapıp- kalmaya devam edecek.

Fotoğraf : Monstera

 

BenzerYazılar

Otobüse Hangi Kapıdan Binilir
Silis'Ten Köşe

Otobüse Hangi Kapıdan Binilir

Son “Olmayacak!” Trafik Kazaları
Silis'Ten Köşe

Son “Olmayacak!” Trafik Kazaları

Öğretmenlerimizin Sınavla Sınavı
Silis'Ten Köşe

Öğretmenlerimizin Sınavla Sınavı

Next Post
Son’suz’luk

Son’suz’luk

Please login to join discussion
Çözülmek

Çözülmek

Kavramak

Kavramak

Varlık

Varlık

Yokluk

Yokluk

Silisten

Çözülmek

Çözülmek

Varlık

Varlık

Kavramak

Kavramak

Yokluk

Yokluk

Aristoteles der ki: “Kendini bilmek, tüm bilgeliğin başlangıcıdır.”

Silisten

  • Çözülmek
  • Kavramak
  • Varlık

Silisten

  • Silis'Ten
  • Silis'Ten Bilim
  • Silis'Ten Empati
  • Silis'Ten Geçmişiz
  • Silis'Ten Hayat
  • Silis'Ten Köşe
  • Silis'Ten Yazı
  • Varsa
  • Yoksa

© 2026 Silisten

Translate »
No Result
Bütün Sonuçlar
  • Anasayfa
  • Silis’Ten
    • Nerede
    • Ne
    • Kim
    • Neden
    • Niçin
    • Nasıl
  • Silis’Ten Uyanışı
    • Varsa
    • Yoksa
  • Silis’Ten Uykusu
    • Silis’Ten Köşe
    • Silis’Ten Hayat
    • Silis’Ten Bilim
    • Silis’Ten Empati
    • Silis’Ten Geçmişiz
    • Silis’Ten Yazı
  • Silis’Ten Zamanı
  • Yazarlar
    • Silisten
    • Silis
    • TanaS
    • Sinan Çakaloz
    • Salvador
    • Cemil Alpogan
    • MeD Yıldırım
    • Yankı
    • Yaşar Morpınar
    • Yekta Özkan
    • Özlem Öztürk
    • Mukadder Karakaya
    • Fadime Demirci
    • Damla Kılıç
    • Çiğdem Ertem
    • Abdullah Ataş

© 2026 Silisten